KAVRAMSAL ÇERÇEVE VE TERMİNOLOJİ VE TERMİNOLOJİ
Bu bölüm, tahıl ambarlarının tanımını, işlevsel kapsamını ve Anadolu’dan dünyaya uzanan zengin terminolojisini içermektedir.
Tahıl Ambarının Tanımı ve Kapsamı
Tahıl ambarı; tarımsal üretimin temel çıktısı olan hububat ürünlerinin (buğday, arpa, mısır, pirinç vb.) hasat edildikten sonra yıl boyunca bozulmadan saklanması, nemden, haşereden ve kemirgenlerden korunması amacıyla inşa edilen geleneksel bir yapı tipidir,. Literatürde İngilizce karşılıkları “granary”, “loft”, “storehouse” veya Türkçe eski kullanımıyla “zahire deposu” olarak geçen bu yapılar, kırsal mimarinin en işlevsel öğelerinden biridir.(Mutlu Kaya, Hadimli H)
Ambarlar, sadece bir depolama birimi değil, aynı zamanda kırsal yaşamın sürekliliğini sağlayan bir "gıda güvenliği" aracıdır. Modern endüstriyel silolardan farklı olarak geleneksel ambarlar; hane ölçeğinde, el işçiliğine dayalı, mimari estetiği olan ve genellikle ahşap malzemeden, sökülüp taşınabilir (demonte) nitelikte inşa edilen yapılardır. (Mutlu Kaya, Alev ERARSLAN)
Dünya Literatüründe Ambar Terminolojisi
Anadolu Terminolojisi ve Yerel İsimler
Anadolu coğrafyasında ambarlar, bölgenin iklimine, kullanılan malzemeye ve yerel ağızlara göre çok çeşitli isimlerle anılmaktadır:
Ambar / Tahta Ambar: Farsça kökenli "anbar" kelimesinden türeyen bu isim, genel olarak tahıl depolanan yerleri ifade eder. Teke Yöresi (Antalya, Elmalı, Kaş) ve çevresinde, sedir ağacından yapılanlara "tahta ambar" veya yerel halk arasında bazen "gavur ambarı" denilmektedir. (Hadimli H, Alev ERARSLAN)
Serender (Serendi / Seren): Doğu Karadeniz bölgesinde yaygın olarak kullanılan bu terimin kökeni hakkında farklı görüşler vardır. Bir görüşe göre Türkçe "ser-" (sermek/kurutmak) fiili ile "direk" kelimesinin birleşimiyle "seren-direği"nden türemiştir. Diğer bir görüşe göre ise Rumca "kurutma odası" anlamına gelen bir kökten (Trockenkammer) gelmektedir. TDK'ya göre direkler üstüne yapılmış kilerdir.
Nayla / Nalia: Gürcistan sınırına yakın bölgelerde (Acara) ve Doğu Karadeniz'in bazı kesimlerinde serender yerine kullanılan isimdir.
Diğer Yerel İsimler: Karadeniz ve Anadolu'nun çeşitli yörelerinde paska, bagen, merek (samanlık anlamında da kullanılır), tekir, kelif ve çöten (fındık çubuklarından örülen mısır ambarı) gibi isimler de kullanılmaktadır,,.
Dünyanın farklı coğrafyalarında benzer iklimsel zorluklara (nem ve kemirgenler) karşı geliştirilen benzer yapılar, farklı yerel isimlerle anılmaktadır. Bu isimlendirmeler, ambar kültürünün evrenselliğini gösterir:
Hórreo / Panera (İspanya): İspanya'nın Galiçya ve Asturya bölgelerinde görülen, taş veya ahşap ayaklar üzerine kurulu tahıl ambarlarıdır,. Panera, genellikle daha büyük ve kare planlı olanlara verilen isimdir.
Espigueiro / Canastro (Portekiz): Portekiz'in kuzeyinde, özellikle mısır kurutmak için kullanılan, genellikle granitten yapılan ve ızgaralı duvarlara sahip yapılardır,.
Loft / Stabbur (Norveç): Norveç halk mimarisinde "Loft" (yüksek yer/yapı) ve "Stabbur" (gıda deposu), direkler üzerine oturtulmuş ahşap yığma yapılardır. Loft genellikle iki katlıdır ve üst katı yaşama/uyuma alanı olarak da kullanılır,.
Kozolec / Hayrack (Slovenya): Slovenya'da görülen, üstü kapalı ancak yanları açık, ahşap kurutma raflarıdır.
Diğerleri:
Aitta: Finlandiya.
Takakura / Kura: Japonya (Yerden yükseltilmiş pirinç ambarı).
Lumbung: Endonezya (Kutsal atfedilen pirinç ambarı).
Pataka: Yeni Zelanda (Maori halkına ait, süslemeli ambarlar).
horreo
stabbur
kozolec
Espigueiro
Etimolojik Bir Not: "Tahtacı" Kavramı
Anadolu'daki ahşap ambarların inşasında büyük rol oynayan ve orman işçiliğiyle tanınan Türkmen zümrelerine "Tahtacı" adı verilmektedir. Tarihsel kayıtlarda "Ağaçeri" (Orman eri/kişisi) olarak da geçen bu gruplar, ağaç işleme sanatını atadan dedeye sürdüren topluluklardır. İsimleri, inşaat için ağaçtan kereste (tahta) sağlama işiyle meşgul olmalarından gelmektedir. Bu toplulukların varlığı, ambarların "Tahta Ambar" olarak isimlendirilmesiyle doğrudan ilişkilidir.
Konum Seçimi ve Yerleşim
MİMARİ TASARIM, YAPIM TEKNİKLERİ VE KÜLTÜREL KÖKENLER
Anadolu’nun geleneksel tahıl ambarları, modern mimarlık eğitimi almamış yerel ustaların doğayla mücadele ederken geliştirdikleri pratik çözümlerin ürünüdür. Ancak bu teknik bilgi (know-how), tesadüfi bir yerel buluş olmaktan öte, Orta Asya’dan Anadolu’ya taşınan köklü bir ahşap işleme geleneğinin (Tahtacı/Ağaçeri) uzantısıdır.
Ambarların inşasında yer seçimi, ürünün güvenliği ve iklimsel faktörler açısından hayati önem taşır.
Rüzgâr ve Güneş: Ambarlar, tahılın (özellikle mısırın) kuruması ve küflenmemesi için hâkim rüzgârları en iyi alacak ve güneşten maksimum faydalanacak şekilde konumlandırılır. Genellikle yapının uzun cephesi rüzgâr yönüne dik yerleştirilir (Yazar: Mutlu Kaya; Naciye Küçük).
Yangın Güvenliği: Ahşap malzemenin yanıcı olması nedeniyle, ambarlar genellikle konutlardan belirli bir mesafede (4-5 metre) inşa edilir. Bu, evde çıkabilecek bir yangının ambara veya ambardaki yangının eve sıçramasını önlemek içindir (Yazar: Alev Erarslan; Mutlu Kaya).
İnşaat Tekniği ve Ustalık Geleneği: "Tahtacılar"
Ambarların inşasında kullanılan teknik, sadece bir marangozluk detayı değil, bir etno-kültürel kimlik göstergesidir.
Çantı / Kurtboğazı Tekniği: Metal çivi kullanılmadan, ahşap kütüklerin köşelerde birbirine geçirilmesiyle oluşturulan sisteme "Çantı", "Kurtboğazı" (wolf’s throat) veya "Çalma Boğaz" adı verilir. Bu teknikte, ahşaplara açılan kertikler (yivler) sayesinde parçalar birbirine kilitlenir (Yazar: Alev Erarslan,; Haşim Karpuz; Naciye Küçük).
Demonte Edilebilirlik (Taşınabilirlik): Çivi kullanılmaması sayesinde bu yapılar sökülüp başka bir yere taşınabilir. Bu özellik, konar-göçer yaşam tarzının bir yansımasıdır. Norveç'teki Loft yapıları da aynı teknikle yapıldığından sökülüp taşınabilir niteliktedir (Yazar: Haşim Karpuz; Alev Erarslan; Mutlu Kaya).
Yapının Mimarları: "Tahtacı" Türkmenleri: Bu ahşap yapı kültürünün taşıyıcıları, tarihsel kayıtlarda (15-16. yy tahrir defterleri) Kastamonu ve Teke yöresinde "Ağaççıyan" veya "Tahtacıyan" cemaatleri olarak geçen Türkmen zümreleridir. "Ağaçeri" (Orman eri) kökenli bu gruplar, orman işçiliği ve kereste üretimiyle tanınır. Ambarların yapım tekniği, bu toplulukların Orta Asya'dan getirdiği bilgi birikiminin Anadolu'daki devamıdır (Yazar: Mehmet Kıldıroğlu,,; Naciye Küçük).
Yapısal Sistem: Yerden Yükseltme ve "Teker" Sistemi
Ambarların en karakteristik ve evrensel özelliği, yapının zeminle temasını kesen ayaklar üzerine oturtulmasıdır.
Nem ve Hava Sirkülasyonu: Yapının yerden yükseltilmesi, topraktan gelen nemin tahıla ulaşmasını engeller ve alttan hava akışı sağlayarak ürünün sürekli havalanmasına olanak tanır. Karadeniz'de bu yükseklik nemden dolayı 2-3 metreyi bulurken, Akdeniz'de 50-100 cm civarındadır (Yazar: Halil Hadimli; Mutlu Kaya; Alev Erarslan).
Kemirgen Engelleyici (Teker/Aşak): Direklerin baş kısımlarına yerleştirilen geniş, mantar veya disk şeklindeki taş ya da ahşap elemanlardır. İspanya'da "muelas", Anadolu'da "teker" veya "aşak" denilen bu parçalar, farelerin tırmanmasını fiziksel olarak engeller. Bazı bölgelerde direkler teneke ile kaplanarak kayganlaştırılır (Yazar: Haşim Karpuz; Mutlu Kaya; Naciye Küçük).
Sembolizm ve Köken: "Kazayağı" Damgası
Malzeme Seçimi
Kullanılan malzeme, coğrafyanın sunduğu imkânlarla şekillenir ancak "kalıcılık" esastır.
Sedir (Katran) Ağacı: Antalya/Teke Yöresi ambarlarında en çok tercih edilen ağaçtır. Sedir, içerdiği reçine sayesinde antiseptik özellik taşır; böcek, kurt ve haşereleri uzak tutar. Bu sayede ambarlar yüzlerce yıl çürümeden ayakta kalabilir (Yazar: Alev Erarslan; Naciye Küçük).
Kestane ve Karaçam: Karadeniz Bölgesi'nde neme dayanıklılığı için kestane, iç bölgelerde ise karaçam ve ardıç tercih edilir (Yazar: Haşim Karpuz; Naciye Küçük).
Ambarların üzerindeki işaretler, bu yapıların sadece birer depo olmadığını, kökleri Orta Asya'ya uzanan bir kültürün parçası olduğunu kanıtlar.
Kazayağı Damgası: Tahtacı Türkmenlerinin mezar taşlarında ve ahşap yapılarında (ambarlarında) "Kazayağı" şeklinde bir damga görülür. Bu damga, Hazar Denizi'nin doğusunda, Kazakistan'ın Mangışlak (Mangıstau) bölgesindeki mezar taşlarında ve kayalarda da bulunmaktadır. Ayrıca Mangışlak'ta "Tahta" veya "Takta" adında yerleşim yerlerinin olması, Anadolu'daki "Tahtacı" isminin ve ahşap ambar kültürünün kökeninin Türkistan coğrafyası olduğunu güçlü bir şekilde destekler (Yazar: Mehmet Kıldıroğlu,,,).
İnanç ve Ritüel: Ambarlar bazı kültürlerde (örneğin Endonezya ve Japonya'da) kutsal kabul edilir. Anadolu'da da "kasa" işlevi görmesi ve ailenin en değerli varlıklarını (tohum ve çeyiz) saklaması nedeniyle yapıya büyük önem atfedilir (Yazar: Mutlu Kaya,).
ANADOLU'DA BÖLGESEL TİPOLOJİLER
Anadolu coğrafyasında tahıl ambarları, bölgenin iklimine, bitki örtüsüne ve sosyo-ekonomik yapısına göre farklılıklar gösterir. Kaynaklarda öne çıkan üç ana bölge; Teke Yöresi (Antalya), Karadeniz ve İç/Orta Anadolu'dur.
Teke Yöresi ve Likya Bağlantısı (Antalya, Elmalı, Kaş)
Bu bölgedeki ambarlar, antik Likya uygarlığının mirası olarak kabul edilir ve ahşap mimarinin en özgün örneklerini oluşturur.
Likya Mezar Mimarisi ile Benzerlik: Bölgedeki ambarlar, 19. yüzyıl seyyahları (Charles Fellows gibi) tarafından antik Likya kaya mezarları ve lahit formlarına benzetilmiştir. Ahşap mimarinin taşa, taşın tekrar ahşaba öykünmesiyle oluşan bir form sürekliliği söz konusudur. (Yazar: Alev Erarslan; Naciye Küçük)
"Bey Ambarları" ve Feodal Yapı: Elmalı Ovası'ndaki (özellikle Beyler ve Karamık köyleri) büyük çiftliklerde, feodal ailelere ("Ağalara") ait devasa ambarlar bulunur. Bu yapılar 40-50 ton, hatta bazı yerel anlatımlara göre 300 tona kadar tahıl alabilen, üç katlı ev yüksekliğinde anıtsal yapılardır ve zenginliğin sembolüdür. (Yazar: Alev Erarslan; Naciye Küçük; Mustafa T. Arslan & Cihan Şen)
Toplu Ambarlar ve "Kasa" İşlevi: Kaş (Bezirgân, Gökçeören) ve Konyaaltı (Sinan Değirmeni) gibi yayla-sahil göçü yaşayan bölgelerde, ambarlar toplu halde köyün ortak alanlarında ("Ambarlararası" mevkii) bulunur. Kışın sahile göç eden aileler; tahıllarını, çeyizlerini, halılarını ve ziynet eşyalarını bu kilitli ambarlarda saklar. Bu yönüyle ambarlar, modern banka kasası işlevi görür. (Yazar: Alev Erarslan; Naciye Küçük)
Malzeme: Bölgedeki zengin orman varlığı nedeniyle, antiseptik özelliği olan ve yüzyıllarca dayanabilen Sedir (Katran) ağacı tercih edilir. (Yazar: Halil Hadimli; Alev Erarslan; Naciye Küçük)
Karadeniz Bölgesi (Serenderler)
Doğu Karadeniz'de görülen bu yapılar, nemli iklimin bir sonucu olarak gelişmiştir ve Teke yöresindeki ambarlardan bazı yapısal farklarla ayrılır.
İsimlendirme ve Yayılım: Bölgede "Serender", "Nayla" (özellikle Rize/Artvin), "Paska" veya "Bagen" olarak adlandırılır. (Yazar: Mutlu Kaya; Haşim Karpuz)
Konum ve İşlev: Serenderler evin bir parçası değil, avluda bağımsız bir birimdir. Teke yöresindeki gibi toplu halde değil, her evin yanına inşa edilir. Altı boş olan bu yapıların üst kısmı, bazen etrafı balkonlu (çardak/hayat) bir oda gibi düzenlenir. Burası sadece depo değil, aynı zamanda misafir ağırlama, oturma veya yatak odası olarak da kullanılır. (Yazar: Haşim Karpuz; Mutlu Kaya)
Yükseklik Farkı: Karadeniz'in aşırı nemli ve yağışlı iklimi nedeniyle serender direkleri, Akdeniz örneklerine göre çok daha yüksek (2-3 metre) tutulur. (Yazar: Mutlu Kaya; Halil Hadimli)
İç Anadolu ve Diğer Bölgeler (Taş ve Tüf Ambarlar)
Orman örtüsünün azaldığı iç bölgelerde ahşabın yerini taş ve tüf (volkanik kayaç) almıştır.
Taş Ambarlar (Taşkale/Karaman): Karaman'ın Taşkale beldesinde, yüksek kaya kütlelerine insan eliyle oyulmuş 251 adet taş ambar bulunur. Bu "tahıl siloları", ürünün bozulmadan uzun süre saklanmasını sağlar ve halen kullanılmaktadır. (Yazar: Halil Hadimli)
Tüf Ambarlar (Kapadokya): Nevşehir ve çevresinde, volkanik tüf kayaların içine oyulan ambarlardır. Ahşap ambarlardan farklı olarak, buradaki amaç sadece korumak değil, gıdanın (özellikle patates ve limonun) kalitesini artırmak ve raf ömrünü uzatmaktır. Soğuk hava deposu işlevi görürler. (Yazar: Halil Hadimli)
Nallıhan (Ankara) Ahşap Ambarları: Ankara'nın Nallıhan ilçesinde (özellikle Nallıdere köyü) görülen ahşap ambarlar, mimari form olarak Antalya ambarlarına benzer ancak çatı alınlık kısımları daha geniştir. Karadeniz ile Akdeniz arasında bir geçiş formu özelliği gösterirler. (Yazar: Naciye Küçük)
Kastamonu ve "Tahtacı" İzleri
Bu bölgedeki kayıtlar, ambarların inşasında çalışan zümreler hakkında tarihsel veriler sunar.
Ağaççıyan ve Tahtacıyan Cemaatleri: Kastamonu (Küre, Daday) tahrir kayıtlarında (15-16. yy), maden ocaklarına direk ve İstanbul'a kereste sağlamakla görevli "Ağaççıyan" ve "Tahtacıyan" cemaatleri görülür. Bu gruplar vergiden muaftır. Bu kayıtlar, ahşap işçiliği ve "Tahtacı" isminin kökeninin bir meslek grubundan ziyade, Orta Asya'dan gelen bir boy yapısına (Ağaçeri) dayandığını düşündürmektedir. (Yazar: Mehmet Kıldıroğlu)
SOSYO-EKONOMİK İŞLEV VE GÜNDELİK YAŞAM
Tahıl ambarları, kırsal yaşamda sadece bir depolama birimi değil, aynı zamanda ailenin ekonomik gücünün, sosyal statüsünün ve gündelik yaşam pratiklerinin şekillendiği çok fonksiyonlu mekanlardır.
"Kasa" Olarak Ambar: Güvenlik ve Saklama
Yayla ve sahil arasında konar-göçer bir yaşam süren topluluklarda (özellikle Antalya/Kaş bölgesinde), ambarlar modern bir "banka kasası" işlevi görmüştür.
• Değerli Eşyaların Saklanması: Kışın sahile göç eden veya yazın yaylaya çıkan aileler; sadece tahıllarını değil, yorgan, kilim, kap kacak, çeyiz sandıkları ve hatta altın/ziynet eşyalarını bu kilitli ambarlarda saklamışlardır. Bu yapıların kilit sistemleri ve sağlam ahşap duvarları, onları güvenli birer depo haline getirmiştir (Yazar: Alev Erarslan; Naciye Küçük).
• Bekçilik Sistemi: Kaş’ın Bezirgân ve Gökçeören köyleri ile Konyaaltı Sinan Değirmeni’nde toplu halde bulunan ambarlar ("Ambarlararası" mevkii), köy halkı göç ettiğinde bir bekçi tarafından korunurdu. Bekçiler, hizmetleri karşılığında ürün (örneğin ambar başına 3 kile buğday/arpa) alırlardı. Bu sistem, ambarların toplumsal mülkiyet ve güvenlik anlayışındaki yerini gösterir (Yazar: Alev Erarslan; Naciye Küçük).
• Feodal Yapının Yansıması: Elmalı Ovası’ndaki (özellikle Beyler ve Karamık köyleri) büyük çiftliklerde, "Ağa" veya "Bey" olarak bilinen toprak sahiplerine ait devasa ambarlar bulunur. Bu yapılar 40-50 ton, hatta bazı yerel kaynaklara göre 300 tona kadar tahıl alabilen, üç katlı ev yüksekliğinde anıtsal yapılardır. Bu ambarlar, yarıcıların (ortakçıların) ürettiği ürünün toplandığı feodal gücün merkezleridir (Yazar: Alev Erarslan; Mustafa T. Arslan & Cihan Şen; Naciye Küçük).
• Süsleme ve Prestij: Ambar kapıları ve cephelerindeki ahşap oyma süslemeler, geometrik bezemeler ve ustalık, sahibinin ekonomik gücünü dışa vuran prestij unsurlarıdır (Yazar: Haşim Karpuz; Mutlu Kaya).
Gündelik Yaşam Alanı: Köşk ve Sundurma
Ambarlar sadece depo değil, aynı zamanda bir yaşam alanıdır.
• Köşk/Hayat Bölümü: Ambarın önünde veya etrafında yer alan, "Köşk", "Sundurma" veya "Hayat" denilen balkonlu bölümler, yaz aylarında serin bir oturma ve yatma yeri olarak kullanılır. Burada mısır soyma, fındık ayıklama, el değirmeni ile un öğütme gibi günlük işler yapılır. Karadeniz serenderlerinde ve Norveç Loftlarında bu bölümler misafir ağırlama odası olarak da düzenlenmiştir (Yazar: Alev Erarslan; Haşim Karpuz; Mutlu Kaya).
SOSYO-EKONOMİK İŞLEV VE GÜNDELİK YAŞAM
Tahıl ambarları, sadece tarımsal ürünlerin saklandığı pasif birer depo değil, kırsal yaşamın sosyal organizasyonunu, ekonomik hiyerarşisini ve gündelik yaşam pratiklerini şekillendiren aktif birer kültürel mekândır.
"Kasa" Olarak Ambar: Ailenin Güvencesi
Geleneksel kırsal yaşamda ambarlar, modern banka kasalarının işlevini üstlenmiştir.
Değerli Eşyaların Saklanması: Ambarlar sadece buğday, arpa, mısır, nohut gibi gıda maddelerini değil; ailenin en değerli varlıklarını da korur. Yorgan, yastık, kilim, bakır kaplar ve hatta nakit para ile altın ziynet eşyaları bu kilitli ahşap yapıların "gübse" (sandık/bölme) denilen kısımlarında saklanmıştır (Yazar: Alev Erarslan; Naciye Küçük).
Çeyiz Sandığı: Özellikle genç kızların çeyizleri, en güvenli ve temiz yer olduğu için ambarlarda muhafaza edilmiştir. Norveç'teki Loft yapılarında da üst katın genç kızların çeyizlerinin sergilendiği ve yazları uyudukları bir alan olması, bu geleneğin evrenselliğini gösterir (Yazar: Haşim Karpuz; Alev Erarslan).
Konar-Göçer Yaşam ve Güvenlik
Antalya ve çevresindeki Yörük/Türkmen kültüründe, yayla ve sahil arasındaki göç döngüsü ambarların kullanımını doğrudan etkilemiştir.
Ambarlararası ve Bekçilik: Kaş'ın Bezirgân ve Gökçeören köylerinde ambarlar evlerin yanında değil, toplu halde "Ambarlararası" veya "Ambar Altı" denilen ortak bir alanda inşa edilmiştir. Kışın sahile göç eden halk, tüm değerli eşyalarını ve yıllık erzakını bu ambarlara kilitleyerek giderdi. Bu bölge, köylülerin ortaklaşa tuttuğu veya ürün karşılığı çalışan bir bekçi tarafından korunurdu (Yazar: Alev Erarslan; Naciye Küçük).
Toplu Koruma: Konyaaltı Sinan Değirmeni mevkiinde de benzer şekilde, Doyran köylülerine ait ambarlar toplu halde bulunur. Bu durum, göç sırasında eşyaların güvenliğini sağlayan kolektif bir koruma mekanizması geliştirilmesini sağlamıştır (Yazar: Naciye Küçük).
Sosyal Statü ve Güç Göstergesi
Kırsal toplumda bir ailenin zenginliği ve gücü, sahip olduğu ambarın büyüklüğü ve mimari estetiği ile ölçülür.
Bey / Ağa Ambarları: Elmalı Ovası'ndaki (özellikle Beyler ve Karamık köyleri) büyük çiftliklerde, feodal toprak sahiplerine ("Ağalara/Beylere") ait devasa ambarlar bulunur. Sıradan bir ambar 9-18 ton tahıl alırken, bu "Bey Ambarları" 40-50 ton, hatta bazı yerel anlatımlara göre 300 tona kadar tahıl depolama kapasitesine sahiptir. Üç katlı bir ev yüksekliğindeki bu anıtsal yapılar, sahibinin ekonomik gücünün ve köy üzerindeki otoritesinin somut bir simgesidir (Yazar: Alev Erarslan; Naciye Küçük).
Süsleme ve Prestij: Ambarın büyüklüğünün yanı sıra, ahşap işçiliği, kapısındaki süslemeler ve kullanılan kerestenin kalitesi (örneğin sedir/katran ağacı kullanımı) bir prestij göstergesidir. İspanya'daki Hórreo ve Panera yapılarında da ambarın büyüklüğü ve üzerindeki dini/ailevi semboller, hane halkının gücünü yansıtır (Yazar: Mutlu Kaya; Haşim Karpuz).
Gündelik Yaşam ve Sosyalleşme Mekânı
Ambarlar, sadece depolama değil, aynı zamanda bir yaşam ve üretim alanıdır.
Yazlık Oda ve Misafirhane: Serenderlerin ve bazı ambarların (özellikle "köşk" veya "sundurma" kısmı olanların) ön tarafındaki balkonlar, sıcak yaz akşamlarında oturma, sohbet etme ve hatta uyuma alanı olarak kullanılır. Karadeniz'de serenderin alt katı veya yanındaki oda bazen misafir ağırlamak için "köy odası" işlevi görür. Norveç'teki Loft yapılarının üst katı da yazları misafir ağırlama ve gençlerin sosyalleşme mekanıdır (Yazar: Haşim Karpuz; Alev Erarslan).
Üretim Alanı (Ambar Altı): Yerden yükseltilen ambarların altındaki boşluk, yağmurlu havalarda korunaklı bir çalışma alanı sunar. Burada mısır soyma, fındık ayıklama, tarım aletlerini onarma, odun kırma gibi gündelik işler yapılır. Kadınların imece usulü çalıştığı, türküler söylediği ve sosyalleştiği bir mekândır (Yazar: Mutlu Kaya; Haşim Karpuz).
Kurutma İşlevi: Serenderlerin ve ambarların sundurmaları, mısır koçanlarının, biberlerin ve diğer gıdaların asılarak kurutulduğu, görsel olarak da köy peyzajını renklendiren alanlardır (Yazar: Mutlu Kaya).
GÜNCEL DURUM, TEHDİTLER VE KORUMA
Geleneksel tarım yöntemlerinin değişmesi, teknolojinin gelişmesi ve kırsal göç nedeniyle Anadolu'nun ahşap tahıl ambarları işlevini yitirme ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Tehditler ve Bozulma Nedenleri
Ambarların varlığını tehdit eden unsurlar sosyal, ekonomik ve fiziksel nedenlere dayanmaktadır:
Tarım Politikalarının Değişimi ve Seracılık: Özellikle Antalya'nın sahil kesimlerinde ve Elmalı ovasında tarımın seracılığa (örtü altı sebze üretimi) kayması ve buğday/arpa ekiminin azalması, ambarları işlevsiz bırakmıştır. Üretim desenindeki bu değişim, ambarların "gereksiz" görülmesine neden olmaktadır (Yazar: Naciye Küçük; Mustafa T. Arslan & Cihan Şen).
Göç ve Bakımsızlık: Kırsal nüfusun kentlere göç etmesiyle sahipsiz kalan ambarlar, doğal koşullara (yağmur, nem, böcek) yenik düşerek çürümektedir. Ayrıca, ahşap ambar inşa eden ustaların (örneğin Kaş Bezirgân'daki son ustalardan Mehmet Ok gibi) vefat etmesiyle bu yapıları onaracak kalifiye işgücü de kaybolmaktadır (Yazar: Naciye Küçük; Alev Erarslan; Halil Hadimli).
Turizm Odaklı Satış ve Yer Değiştirme: Bazı ambarlar, sahipleri tarafından sökülerek turistik bölgelere (Kemer, Finike vb.) dekoratif amaçla, bungalov veya büfe yapılmak üzere satılmaktadır. Bu durum, yapıların özgün bağlamından koparılmasına neden olmaktadır (Yazar: Naciye Küçük; Halil Hadimli).
Tescil Sorunu: Koruma altına alınan (tescillenen) ambarların, yasal prosedürler ve maddi imkansızlıklar nedeniyle sahipleri tarafından onarılamaması, paradoksal bir şekilde yapıların yıkılmasına yol açmaktadır. Örneğin Bezirgân'da tescilli ambarların bir kısmı fırtına ve bakımsızlıktan yok olmuştur (Yazar: Naciye Küçük).
Koruma Çalışmaları ve Öneriler
İstatistiksel Veriler: Yok Oluşun Boyutu
Yapılan saha çalışmaları, ambar sayısındaki dramatik düşüşü somut verilerle ortaya koymaktadır:
Kaş / Bezirgân: Geçmişte yaklaşık 250-300 adet olan ambar sayısı günümüzde 100 civarına düşmüştür (Yazar: Alev Erarslan; Naciye Küçük).
Kaş / Gökçeören (Seyret): 150 olan ambar sayısı 50 civarına inmiştir (Yazar: Alev Erarslan).
Konyaaltı / Sinan Değirmeni: Geçmişte 284 adet olduğu belirtilen ambarlardan günümüze 86 (bazı kaynaklara göre 52 tescilli) adet kalmıştır (Yazar: Alev Erarslan; Naciye Küçük).
Finike / Yazır: 300 civarındaki ambar sayısı 150'ye gerilemiştir (Yazar: Alev Erarslan; Naciye Küçük).
Bu kültürel mirasın korunması için çeşitli projeler ve stratejiler geliştirilmiştir:
Köy Tasarım Rehberleri: Antalya Elmalı'da (Düden, Armutlu, Yalnızdam, Yılmazlı, Bozhüyük, Gümüşyaka köyleri) 6360 sayılı Büyükşehir Yasası sonrası hazırlanan Köy Tasarım Rehberleri, kırsal yerleşimlerin karakterini korumayı amaçlamaktadır. Bu rehberler, ambarların kırsal peyzajın bir parçası olarak tanımlanmasını ve yeni yapılaşmaların bu dokuya uygun olmasını hedeflemektedir (Yazar: Sıla Balta & Meryem Atik).
Müzecilik ve Açık Hava Müzeleri:
Samsun Lâdik Ambarköy: Kullanılmayan ambarların bir araya getirilerek oluşturulduğu bir açık hava müzesi örneğidir (Yazar: Mutlu Kaya).
Öneriler: Elmalı ve çevresindeki atıl ambarların, belediyeler veya kaymakamlıklar tarafından kamulaştırılarak belirlenen meydanlarda (örneğin Elmalı Müzesi bahçesi) sergilenmesi veya "Pazar yeri/fuar alanı" gibi yeni işlevlerle yaşatılması önerilmektedir (Yazar: Naciye Küçük; Mustafa T. Arslan & Cihan Şen).
Kırkambar Projesi: Elmalı Ovası'ndaki ambarların korunması ve yeniden işlevlendirilmesi amacıyla "Türkiye ve AB Arasında Sivil Toplum Diyaloğu" kapsamında başlatılan bir projedir (Yazar: Alev Erarslan).
Turizmde Kullanım: İspanya (Asturya) örneğinde olduğu gibi, ambarların (Horreo) bölgenin simgesi haline getirilerek turizm afişlerinde, hediyelik eşyalarda ve reklamlarda kullanılması; Türkiye'de de benzer şekilde kırsal turizm destinasyonlarında konaklama veya tanıtım objesi olarak değerlendirilmesi önerilmektedir (Yazar: Mutlu Kaya).
Kaynaklar
Ak, M. (2015). Teke Yörükleri (1800-1900). Türk Tarih Kurumu Yayınları.,
Aktaş, Ş. (t.y.). Patara Liman Caddesi’nde mozaikli bir yapı. [Yayın bilgisi eksik kitap bölümü/makale].
Arslan, M. T. ve Şen, C. (2021). Elmalı ilçesindeki tahıl ambarlarının kültürel coğrafya açısından incelenmesi. Bilim ve Araştırma Dergisi, 4(2), 24-43.
Balta, S. ve Atik, M. (2019). Köy tasarım rehberlerinin hazırlanmasında kırsal peyzaj karakterlerinin yeri: Antalya Elmalı örneği. Mediterranean Agricultural Sciences, 32(1), 1-9. https://doi.org/10.29136/mediterranean.475220,
Çiçek, M. (2017). Likya anıtsal yapılar [Yüksek lisans tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi].
Doğan, S. (2016). Booking.com web sitesindeki tüketici değerlendirmelerine göre Kuşadası’ndaki konaklama işletmelerinin incelenmesi [Bildiri]. 3. Uluslararası Çin'den Adriyatik'e Sosyal Bilimler Kongresi, Antalya, Türkiye.
Erarslan, A. (2022). A traditional wooden structure technique from Anatolia: Wooden granaries in the ancient region of Lycia (Teke Peninsula). Bulletin of the Transilvania University of Brasov. Series II: Forestry • Wood Industry • Agricultural Food Engineering, 15(2), 79-98. https://doi.org/10.31926/but.fwiafe.2022.15.64.2.6
Fettahlıoğlu, H. S. ve Afşar, A. (Ed.). (2016). 3. Uluslararası Çin’den Adriyatik’e Sosyal Bilimler Kongresi: Turizm ve turizm yönetimi bildiri kitabı. İKSAD Yayınları.
Giritlioğlu, İ., Karakan, H. İ. ve İpar, M. S. (2016). Otel işletmelerinde yiyecek-içecek departmanı çalışanlarının iş tatminine etki eden faktörler üzerine yazınsal bir inceleme [Bildiri]. 3. Uluslararası Çin'den Adriyatik'e Sosyal Bilimler Kongresi, Antalya, Türkiye.
Hadimli, H. (2019). Değişen ekonomik yapılar, değişime direnen “yapılar”: Anadolu’nun ambarları. M. Uslu, S. Çiftçi, C. Arslan ve E. Hamarta (Ed.), İnsan ve medeniyet araştırmaları 2019 içinde (ss. 394-402). Çizgi Kitabevi.,,
İşkan, H. ve Dündar, E. (Ed.). (2016). Lukka’dan Likya’ya: Sarpedon ve Aziz Nikolaos’un ülkesi. Yapı Kredi Yayınları.
Karpuz, H. (1999). 'Serander' ve 'Loft': Türk ve Norveç halk mimarisinde eş değerli iki yapı. ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dergisi, 19(1-2), 71-82.
Kaya, M. (2020). Anadolu kültüründe dünya kültürüne ambarlar. Ege Coğrafya Dergisi, 29(2), 321-344.
Kıldıroğlu, M. (2025). Tahtacı Türkmenler ve Kastamonu’daki izleri. Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi, (115), 235-257. https://doi.org/10.60163/tkhcbva.1552463
Küçük, N. (2020). Antalya tarihi ahşap tahıl ambarları [Lisans bitirme tezi, Akdeniz Üniversitesi].
Küçük, N. (2022). From Lycia to Teke Province, from cedar to warehouse: The story of Antalya wooden granaries. Cedrus, (10), 401-418.
Serdar, P. (2010). Likya ve Pamfilya bölgeleri’ndeki Bizans dönemi taş eserlerinin motif, bezeme tekniği ve malzeme değerlendirmesi [Yüksek lisans tezi, Hacettepe Üniversitesi].
Şen, M. A. (2023). Gelenekten geleceğe Trabzon mutfağı: Kültürel değerler. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Yayınları.
Türk, S. (2008). Batı Akdeniz (Likya) tarihi yerleşim merkezlerinin su iletim sistemlerinin hidrolik ve hidrolojik açıdan incelenmesi [Yüksek lisans tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi].