“Türkiye’deki diğer tahıl ambarlarını keşfetmek için ana sayfayı ziyaret edin.”
Antalyanın Konyaaltı ilçesinin yaşayan tarihi
Sinandeğirmeni
Muhteşem Doğanın Parçası
Hepsi bir düşünce ile başladı. Belki bir tarih unutulmaya yüz tutmuştur. Belki unutulan düşünceler şuanda yaşadığımız kolonların temelidir.
Bizler Burayı Gezdik Sinan değirmeni
Tarih
22/10/2025
Sinan Değirmeni
Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde, Geyik Bayırı'ndan sonra Çağlarca köyü yol ayrımında stabilize bir yol ile ulaşılabilen Sinan Değirmeni, adeta masalsı bir köy atmosferi sunuyor. Yaklaşık 900 [5] metre rakımlı bu alanda, yan yana sıralanmış ahşap tahıl ambarları ve tarihi değirmen, ziyaretçilerini Geç Osmanlı dönemine doğru etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor. Doyran Mahallesi sınırları içinde yer alan Sinan Değirmeni tahıl ambarlarının, antik Likya bölgesinin lahitlerinden esinlenerek inşa edildiği düşünülmekte olup, bölge günümüzde kültürel ve tarihi değerleriyle dikkat çekmektedir.
Bu İnanılmaz
Sinan Değirmeni tahıl ambarları ile ilgili olarak, yerel halktan aldığımız bilgiye göre, günümüzde bölgede yaklaşık 40–45 adet ambar bulunmaktadır. Önceki kaynaklarda bahsedilen 86 ambar sayısı artık geçerli değildir; zaman içinde yangınlar, hava koşulları gibi olaylar sonucu çok sayıda ambar kaybolmuştur. Bu durum, bölgedeki ambarların tarihî yoğunluğunu ve günümüzdeki sayısını anlamak açısından önemlidir
Sinan Değirmeni’ndeki geleneksel tahıl ambarları, bölgenin doğal bitki örtüsü ve ustalık teknikleriyle uyumlu olarak karaçam ve ardıç ağaçlarından inşa edilmiştir. Yapım tekniği, malzeme seçimi ve çevresel koşullar birlikte değerlendirildiğinde, bu iki ağaç türünün kullanılması hem pratik hem de uzun ömürlü bir yapı elde etmek için ideal seçeneklerdir.
Araştırmalar, bölgede sedir (katran) ağacının doğal olarak yetişmediğini ve bu nedenle yapı malzemesi olarak kullanılmasının mümkün olmadığını göstermektedir.
Küçük’ün Sinan Değirmeni ambarları üzerine yaptığı ayrıntılı incelemede, ambarların “karaçam ve ardıç ağacından yapıldığı, bölgede sedir bulunmadığı” açıkça belirtilmektedir (Küçük, 2020, s. 66).
araçam, yüksek reçine oranı sayesinde böcek ve mantar oluşumuna karşı dayanıklı bir yapıya sahiptir. Bu özellik, tahılların uzun süre bozulmadan saklanmasını sağlar. Ardıç ise doğal yağları ve yoğun lif yapısı ile hem çürümeye karşı direnç gösterir hem de iç mekânda istenen kuru ortamı korur. Bu iki malzemenin bir arada kullanılması, tahıl depolaması için gereken dayanıklılık ve hijyen koşullarını karşılar.
Ayrıca ambarların, metal çivi kullanılmadan tamamen geçme tekniği ile inşa edildiği bilinmektedir. Bu teknik için işlemeye uygun, çatlama direnci yüksek ve dayanıklı ağaç türleri gereklidir. Karaçam ve ardıç, bu ihtiyaçları sedirden daha iyi karşılayan yerel türlerdir. Konuyu bölgesel ahşap mimarisi bağlamında ele alan çalışmalar, Antalya’daki ambarlarda bu tekniklerin yaygın olduğunu belirtir (Küçük, 2022; Açikel & Kaynakcı Elinç, 2020).
Sonuç olarak, Sinan Değirmeni tahıl ambarlarında çam ve ardıç kullanımının nedeni; çevresel uygunluk, malzemenin dayanıklılığı, geçme tekniğiyle uyumluluğu ve tahıl saklamaya en uygun koşulları sağlamasıdır. Bu tercihler, bölgenin geleneksel yapı bilgisini yansıtan önemli kültürel unsurlardır.
“Tahıl ambarlarının ne olduğunu bilmiyorsanız buradaki detaylı yazımıza göz atabilirsiniz.”
[2] Buraya ev kurulmuş ve bir ayna yerleştirilmiş
[1] toplam 5 tane kitap bulunuyor ve hepsi eski tarihli
[2] Çamaşır makinesi
Hala Bir Konaklama Yeri
Görselde yer alan ahşap ambarlar, sadece birer depolama alanı değil, bölge halkının yarı göçebe (yayla-sahil) yaşam kültürünün en önemli tanığıdır. Kış aylarını ılıman sahil kesiminde geçiren halk, ürettikleri tahılı, değerli çeyizlerini ve eşyalarını bu ambarlara kilitleyerek güvenle geride bırakır. Yazın ise sahillerin bunaltıcı sıcağından kaçarak yaylaya çıkan halk, bu yapıları tekrar kullanıma açar.
Ambarlar temel olarak depo işlevi görse de, yapıların ön kısmında bulunan ve "köşk" ya da "sundurma" olarak adlandırılan bölümler, yaz aylarında serinlemek, oturmak ve hatta uyumak için bir yaşam alanı (yazlık) olarak da kullanılmaktadır.
Günümüzde Likya Yolu güzergâhında bulunması ve doğal güzelliği nedeniyle bölge, özellikle hafta sonları doğa yürüyüşçüleri, kampçılar ve kültür meraklılarının uğrak noktası haline gelmiştir. Hafta sonları ziyaretçi yoğunluğu artarken, hafta içi günler bu tarihi miras alanı, genellikle sessizliğini ve özgün dokusunu korumaktadır
[2] buzdolabı
[3] Mangal teli
200- 300 Yıllık Eserler
Bezirgan’a karayolu ulaşımının zorlu olduğu ve imkânların kısıtlı olduğu dönemlerde, her hanenin "Ambarlararası" mevkiinde en az bir ambarı bulunmaktaydı. Bu yapılar, yerel halk için sadece birer tahıl deposu değil, aynı zamanda ailenin en değerli varlıklarını koruyan birer "kasa" niteliğindeydi.
Kaynaklar ve yerel anlatılar, ambarların çok yönlü kullanımını doğrulamaktadır. Alt katlardaki gözlere buğday ve arpa dökülürken, üst kısımdaki "gübse" adı verilen sandık bölmelerde çeyizler, yorganlar, kıyafetler ve ziynet eşyaları saklanmıştır. Bugün bölgeye yapılan ziyaretlerde, bazı ambarların içinde adeta zamanın durduğu görülmektedir.
Terk edilmiş bazı yapıların içinde rastlanan eski ayakkabılar, saatler, tozlanmış gazeteler ve 1980, 1998, 2000’li yıllara tarihlenen kitaplar, bu ambarların yakın geçmişe kadar aktif bir "yaşam deposu" olarak kullanıldığını kanıtlamaktadır. Bu nesneler, ambarların sadece tarımsal bir yapı olmadığını, aynı zamanda bölge halkının sosyal hafızasını ve yaşanmışlıklarını barındıran sessiz tanıklar olduğunu gözler önüne serer.
[1] [2] tarihi belirsiz gazete. Buraya gelip konaklayan kişiye ait
[5] Sinan değirmeni yolunda karşılaştığımız tabela
2013 Yılında Korumaya Alındı
Bölgenin önemini ve mimarisini değerlendiren mimar Sebahat Çevik, Sinan Değirmeni ve tahıl ambarlarının 2013 yılında geniş bir koruma çevresi ile birlikte Antalya Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu'nca tescillendirdiğini belirtti
Bu harika coğrafya üzerinde kurulmuş olan mekanın ismini oradaki değirmenden alındığı söyleniliyor. 40 tane tahıl ambarının yer aldığı Sinan değirmeni, nehrin kuzeyinin Doyran`a bağlı, güneyinin ise Geyikbayırı`na bağlı olduğu biliniyor.
Çevik, "Geçmişte tüm çevre yerleşimlerdeki köylüler burada cuma günleri toplanır ve yörenin o zamanki tek camisine gelirmiş. Aynı zamanda burası merkezi bir pazar yeri olarak kullanılırmış. Köylüler alacak ve satacaklarını burada sağlarmış. Dinsel, ticari ve sosyal bir buluşma yeriymiş" dedi.
Bu cami tahmini olarak en az 300 yıllık olduğu söyleniliyor.Caminin yanındaki Şeyh Sinan Türbesi üzerindeki kitabe H. 999 (M. 1591-92) tarihini taşıyor.Bu tarih türbeye ait olsa da cami ile aynı dönemde veya kısa süre sonrasında inşa edildiği düşünülüyor.(NTV)(Antalya Ekspres, 2023).
Likya Lahitlerinden Etkilenmiş
Yerel halka sorduk ve tahıl ambarlarının “lahit”lere (mezar) benzediğini söyledi
"Bu yapılarda geleneksel yapıların ahşap teknikleri ve formlarında bölgenin klasik dönemine kadar inen derin bir geçmişin yansımalarını görürüz. Çivi kullanılmadan geçme yöntemi ile üretilen sivil yapı taklidi bu ahşap depoların korunması ile bu gelenek yaşamaya devam edecektir. Bölgede ahşap depolarla birlikte yerleşimi oluşturan geleneksel konutlar da var. Taş ve ahşap kullanılarak yapılan geleneksel konutlarda ise Geç Osmanlı dönemindeki inşaat tekniği görülüyor."
Sinan Değirmeni’nin yerleşiminin depo, evler, değirmen ve çevresiyle korunarak açık- hava müzesine dönüştürülebileceğini de sözlerine ekleyen Çevik, "Yerleşimi, otantik olmayan sonradan eklenmiş uyumsuz beton yapılardan arındırıp, değirmen, depo ve evlerde temizlik ve güçlendirme çalışması yaparak uygun işlev kazandırılabilir. Odağında bir değirmen olan yaşayan bir köy haline getirebiliriz. Bize düşen geleneksel yapıya saygılı kullanılabilir özel bir köy oluşturmak" diye konuştu.(NTV)
[7] Bu yoldan nehirin geçtiğini görmekteyiz
Genel Bilgiler
Sinan Değirmeni (Antalya / Konyaaltı) bölgesi, adını bir zamanlar ayakta olan tarihi bir değirmenden alır fakat şuanda yıkık durumdadır[8]. Bir zamanlar bu değirmende su borusu vardı ve şuanda değirmenle beraber harabe şeklindedir[8]. Bölgedeki Sinan Değirmeni adındaki “Sinan” ise bu köyü işleten kişinin isminden gelmektedir(Hürriyet, 2018).
Değirmenin yakınında yer alan taş avluya yerel halk “çay avlusu” demektedir. Yolun ortasından geçen derenin suları yazın hem doğal serinleme mekânı sunmakta hem de bölgenin su kültürünü yansıtmaktadır. Bu dere, köyü üç kola ayırır şekilde akmakta ve araçla geçilmez ise ıslanmaya mahkumsunuz! [7]
Tarihsel olarak, bu derenin üzerine yakın zamanlarda bir HES (Hidroelektrik Santral) uygulaması yapılmıştır; bunun üzerine akış miktarında azalma gözlemlense de — özellikle yaz aylarında — suyuyla hala serinleyip keyif yapabilirsiniz
Bunlara ek olarak değirmenin karşısında bulunan bölgeye 2020 yılında yapılmış ve 2022-2023 civarında çatısı çökmüş bir restoran binası bulunmaktadır. [9](Yerel Gözlem)
Değirmenin çevresini saran çok sayıda ahşap tahıl ambarı (silo) bulunmaktadır. Bu ambarlar çivisiz geçme tekniğiyle inşa edilmiştir. Büyük çoğunluğu ardıç ve çamdan yapılmış olup, bölgedeki ağaçlar yerel olarak temin edilmiştir. Zamanla bazı ambar parçaları yıprandığı için onarım görmüş ve bu onarım sırasında kapı kolları, kapı kasaları, çatı aşıkları ve küçük destek kirişleri yine çam veya ardıçla değiştirilmiştir.
Bu yönleri ile Sinan Değirmeni bölgesi, hemen yanında olan su kaynağı, tarihi tarımsal yapı kalıntıları ve sivil mimarisi ile bölge tarihi, eski köy yaşamını ve harika çevreyi bir arada sunan nadir mekanlardan biridir(Antalya Ekspres).
[8] Değirmene su taşımak için kullanılan boru
[9] Restorantın çatısı çökmüş ve bazı odunları yanmış
[8] Değirmenden kalan fotoğraf
Doğa ve Tarihin Buluşma Noktası: Geyikbayırı Sinan Değirmenleri
Geyikbayırı’nın dünyaca ünlü kaya tırmanış rotalarının gölgesinde, tarihin en somut tanıklarından biri yükseliyor: Sinan Değirmenleri. Bölgenin tarımsal geçmişinde hayati bir rol oynayan tahıl ambarları ve su değirmenleri, burayı sıradan bir yerleşimden öte, yaşayan bir müze haline getiriyor.
Bir zamanlar ulaşılması güç olan bu saklı coğrafya, yeni yollarıyla artık çok daha yakınımızda. Yine de Sinan Değirmenleri, o karakteristik "doğayla iç içe" olma halini titizlikle koruyor. Eskiden değirmenlerin can suyu olan küçük dereler, şimdilerde bölgeye ferahlık katan bir melodi gibi akmaya devam ediyor. Sinan Değirmenleri; hem tarihin mühendisliğine hem de doğanın sükunetine hayran kalmak isteyenler için kusursuz bir rota.
200-300 Yıllık bir esinlenme!
Sadece Sinan Değirmeni’ni değil, çevresindeki köyleri de gezdiğimizde, Antalya’nın kırsal kültürü ve mimari geleneğinin derin izlerini gözlemledik. Doyran’daki oturma mekanları, küçük odacıklar ve kameriyeler, Sinan Değirmeni’ndeki ahşap tahıl ambarlarının işlevsel ve mekânsal yapısıyla çarpıcı benzerlikler taşımaktadır. Bu benzerlikler, yalnızca Sinan Değirmeni ile sınırlı kalmıyor; yakın köylerde de devam eden yapılaşmaya işaret ediyor. Bu durum, bir toplu yapı geleneği ve kırsal kimliğin mekân üzerinden korunduğuna dair güçlü bir kanıt oluşturuyor(Erarslan, 2022; Küçük, 2022; ATSO Vizyon, 2023).
Bu ambar yapıları yalnızca depolama için değil, aynı zamanda köyleşme ve yayla-sahil yaşam döngüsünün bir parçası olarak sosyal buluşma noktalarıdır. Köylüler bu yapıların gölgesinde sohbet eder, dinlenir ve topluluk bağlarını güçlendirir. Bu sosyal kimlik, tahıl ambarlarının sadece ekonomik birer varlık olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve kültürel birer simge olduğunu gösterir (Balkoca, Sağıröğlu Demirci & Güngör, 2023; Akdeniz Ü. / Açikel & Kaynakcı Elinç, 2019).
Sinan Değirmeni ambarlarının mimarisi, iklimsel koşullara akıllı çözümler sunar. Yüksek tavanlar ve doğal hava sirkülasyonu ile yazın nem ve sıcaktan korunulmaktadır. Malzeme olarak çivi kullanılmayan geçmeli teknik hâkimdir; bu, uzun ömür için önemlidir. Akademik çalışmalar, kereste seçiminde yerel orman ürünlerinden olan çam ve ardıç kullanıldığını ortaya koymaktadır(Hersek, Can Mehmet, 2022; Küçük, Naciye, 2022; Erarslan, Alev, 2022).
Tahıl Ambarları
Bezirgan
El değmemiş sedir ambarlarıyla Likya’nın en büyük kırsal kültür mirası.
Elmalı Ambarları
Elmalının harika birşekilde korunmuş sedirden yapılma devasa ambarları.
Gökçeören
Bütüncül planlı ahşap tahıl ambarlarıyla ünlü yayla yerleşimli köyü.
Akademik Kaynaklar
Küçük, Naciye:
Kaynak 1: Antalya Tarihi Ahşap Tahıl Ambarları. Akdeniz Üniversitesi, Sanat Tarihi Bölümü, Bitirme Tezi, 2020
Kaynak 2: From Lycia to Teke Province, from Cedar to Warehouse: the Story of Antalya Wooden Granaries. Cedrus, 10 (2022): 401–418
Kaynak 3: Antalya Wooden Granaries, Cedrus, 2022
Akdeniz Üniversitesi / Açikel & Kaynakcı Elinç:
Kaynak 4: Antalya Yöresi Geleneksel Ahşap Tahıl Ambarları Araştırma Raporu, 2019
Kaynak 5: “Antalya’da Geleneksel Tahıl Ambarları.” Antalya Kitabı – 3: Antalya’da Doğa ve Medeniyet. Palet Yayınları, 2020, 387–405
Kaynak 6: Antalya’da Geleneksel Tahıl Ambarları Araştırması, 2019
Erarslan, Alev:
Kaynak 7: A Traditional Wooden Structure Technique from Anatolia: Wooden Granaries in the Ancient Region of Lycia, Bulletin of Transilvania University of Brașov, Series II, 2022
Kaynak 8: Likya Bölgesi Granary Analizi, 2022
Diğer kaynaklar:
Kaynak 9: Yerel Gözlem / Saha Araştırması, Doyran Mahallesi, 2025
Kaynak 10: ATSO Vizyon, Kültürel Miras: Likya Tahıl Ambarları, 2023
Kaynak 11: Balkoca, Özlem; Sağıröğlu Demirci, Özlem; Güngör, Can. Kırsal Üretimde Yardımcı Mekânlar: Tahıl Ambarları. Online Journal of Art and Design, 11(1), 2023
Kaynak 12: Hersek, Can Mehmet. Similarities in Wooden Architecture between Anatolia and Scandinavia. Gazi University Journal of Science Part B, 10(4), 2022
İkincil Kaynaklar
Kaynak 1: NTV – “Antalya Sinan Değirmeni'nde Zamanda Yolculuk”
Kaynak 2: Overland Anatolia – “Sinan Değirmenleri” (2017)
Kaynak 3: Antalya Gündem – “Antalya Bu Mirası Koruyamıyor” (2023)
Kaynak 4: Sanat Magazin – Şahika Öner, “Antalya Doyran Göleti ve Sinan Değirmenleri” (2020)
Kaynak 5: Antalya Ekspres – “Sinan Değirmeni'nde Zamanda Yolculuk” (2021)
Kaynak 6: Hürriyet Seyahat – “Sinan Değirmeni'nde Zamanda Yolculuk” (2020)
Ulaşım Notları
Konum: Antalya – Konyaaltı ilçesi, Geyikbayırı bölgesi.
Yol Durumu: Bölgeye giden yolun bazı kısımları stabilize ve taşlıdır. Yağış sonrası çamurlaşabilir.
Araç Tavsiyesi: Binek araçla gidilebilir ancak yüksek araç (SUV) daha rahattır. Çok alçak arabalar belli noktalarda zorlanabilir.
Park: Değirmen çevresinde sınırlı park alanı vardır. Hafta sonları erken gelmek tavsiye edilir.
Yaya Erişimi: Geyikbayırı içinden yürüyüşle ulaşılabilir. Patikalar doğaldır; spor ayakkabı veya trekking ayakkabısı önerilir. Islanma ihtimali.
Yağışlı Hava: Dere yatağı ve vadi yolu yağmurdan sonra kaygan olabilir. Kuru hava en ideal ziyaret zamanıdır.
Toplu Taşıma: Bölgeye doğrudan gelen bir toplu taşıma hattı yoktur. En yakın duraktan sonra özel araç veya yürüyüş gerekir. En yakın durak ise Doyrandadır.
Navigasyon: “Sinan Değirmeni Camii” konumu genellikle doğru noktaya götürür. Değirmen ve ambarlar caminin hemen yakınındadır.
Ziyaret Bilgileri
Zİyaret Süresİ
Ortalama gezi süresi: 20–40 dakika
Fotoğraf çekenler, dinlenenler ve yürüyüş ekleyince: 1–1.5 saat
Ek olarak bütün ambarı gezmeniz önerilir
En İyİ Ziyaret Zamanı
Bahar ayları ziyaret için en uygun zaman olacaktır.
Yazın dere çevresi serinlik sağlar. Buraya gelip dinlenebilirsiniz
Kış ve yağışlı günlerde zemin kaygan olabilir. Bundan dolayı kışın gelinmesi tavsiye edilmez. Kar ihtimali vardır
Su Durumu
Dere yıl boyu akış hâlindedir ancak HES sonrası debi azalmıştır.
Yazın su seviyesi genelde daha düşüktür ama hâlâ serinlemek mümkündür.
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Ambarlar tarihi yapılar olduğu için lütfen üzerine çıkmayın / bastırmayın / kapılarını zorlamayın.
Bazı ahşap yapılar kırılgan olabilir.
Çöken eski restoran yapısı tehlikeli durumdadır; yaklaşmamak önerilir.
Dere çevresi kaygan olabilir; spor ayakkabı veya trekking ayakkabısı önerilir.
Bölgedeki İletişim Durumu
Telefon sinyali bazı noktalarda zayıftır.
Harita bağlantısını önceden açıp kaydetmek iyi olur.
Fotoğraf İçin En Güzel Saatler
Sabah 09:00–11:00
Akşamüstü 16:00–18:00
(Ambarların dokusu bu saatlerde daha güzel ışık alır.)
Ücret
Ziyaret ücretsizdir.
Herhangi bir gişe veya görevli bulunmaz.